Çocuk Tiyatrosu Ankara

Öne çıkarılmış

 

ÇOCUK VE TİYATRO

Tiyatronun kaynağı oyundur, oyun oynamak tiyatronun asalıdır; tıpkı çocuğun dünyasındaki oyun gibi…
Oyun; insanın, doğadan, toplumdan ve sonuçta kendinden uzaklaşmasının önüne geçecektir.
Oyunlarımızda mitos, masal ve düş öğeleri yer almaktadır. Bunlar var olan ya da yaşadığımız gerçekliğe farklı açıdan bakma olanağını sağlayacaktır.
Oyun, çocuğun zihinsel kapasitesini geliştiren bir faaliyettir. Büyükleri rahatsız etmeden oyalayıcı ve planlanmış bir faaliyet değildir… Çocuğun en özenli işidir. Yetişkin için iş ve kazanç ne ise onun için de oyun odur… Dış dünyanın kavranılması öğrenilmesi ve hayata hazırlanmanın en keyifli yoludur. Oyunda çocuklar keşfeder, problem çözer, korkuları dramatize eder ve en önemlisi hoşça vakit geçirir, eğlenir… Çocuk zamanının nasıl geçtiğini anlamadığından, tüm dikkatiyle sıkılmadan oyun ortamında öğrenebilir. Eğitim çağındaki çocuklar için zaman kaybı olarak düşünülmesi yanlıştır. Oyun çocuğun içsel duygularını, çatışmalarını, kaygılarını yansıttığı, tanıma ve anlama aracıdır. Bu nedenle de gözlem yaparken sık kullanılır. Ayrıca, ailelerin çocuklarıyla iletişim sıkıntılarını çözmek için beraberce vakit geçirme fırsatı yaratan bir faaliyettir. Anne babaların çocuklarına oyuncaklar alarak görevini yerine getirdiği, sorumluluktan kurtulduğu bir faaliyet değildir.
Oyunlarımızda teatrallik öndedir, simgesel anlatım zenginliği ve yeniyi yaratma çabası hep vardır.
Gerçekliği olduğu gibi değil; bizim ve çocukların dünyasında nasıl görünüyorsa öyle anlatmak istiyoruz. Şarkılar, dans, tekerleme ve çocuk oyunları, çocuğun dünyasında yeniden yer bulsun diye oyunlarımızda mevcuttur.
Doğayla ve onun mitsel gerçekliğiyle tanışan çocuk, doğanın zenginliğini anlayacak ya da kavrayacaktır. Bu, çocuğun dünyasına yeni bir pencere ve ufuktur.
Kısır ve kıstırılmış dünyamızda doğa hala biz insanların kendisini bulması açısından önemli bir olgudur. Çocuk, bitkilerin ve hayvanların dünyasına sadece kendi bencilliği ile değil onları da varsayarak yaklaştığında, küskünlük ortadan kalkacak ve uyumlu, üretken, doğayı yeniden yeniden üreten bir insanlık ortaya çıkacaktır.
Biliyoruz ki, bu bir hülyadır ama bizler tıpkı çocuklar gibi gerçek dünyayı bu hale getirenlere bıraktık; bizler düşlerimiz ve oyunlarımızla yenidünyaları yaratmaya devam edeceğiz.

Çocuğun Dünyası

Çocukların dünyasının en az yarısını oynadıkları oyunların oluşturduğunu biliyormuydunuz? Oyun onların herşeyidir ve başkahraman hep kendileridir…Oyun, çocuğun zihinsel kapasitesini geliştiren bir faaliyettir. Büyükleri rahatsız etmeden oyalayıcı ve planlanmış bir faaliyet değildir… Çocuğun en özenli işidir. Yetişkin için iş ve kazanç ne ise onun için de oyun odur… Dış dünyanın kavranılması öğrenilmesi ve hayata hazırlanmanın en keyifli yoludur. Oyunda çocuklar keşfeder, problem çözer, korkuları dramatize eder ve en önemlisi hoşça vakit geçirir, eğlenir… Çocuk zamanının nasıl geçtiğini anlamadığından, tüm dikkatiyle sıkılmadan oyun ortamında öğrenebilir. Eğitim çağındaki çocuklar için zaman kaybı olarak düşünülmesi yanlıştır. Oyun çocuğun içsel duygularını, çatışmalarını, kaygılarını yansıttığı, tanıma ve anlama aracıdır. Bu nedenle de gözlem yaparken sık kullanılır. Ayrıca, ailelerin çocuklarıyla iletişim sıkıntılarını çözmek için beraberce vakit geçirme fırsatı yaratan bir faaliyettir. Anne babaların çocuklarına oyuncaklar alarak görevini yerine getirdiği, sorumluluktan kurtulduğu bir faaliyet değildir.

Genel kategorisine gönderildi